şifremi unuttum?
Ana Sayfa İzmirin Gezilecek Yerleri İzmir'de Haftasonu Nereye Gidilir?

İzmir'de Haftasonu Nereye Gidilir?

Sponsorlu Reklamlar Karakter Boyutu :
İzmir genellikle hafta sonlarında çok sayıda ziyaretçiye ev sahipliği yapar. Ancak kentin tadı konukların damağında kalır. Çünkü İzmir’e hafta sonu yetmez! Şayet bu kente gelecekseniz minimum 10 gününüzü ayırmanız gerekiyor. Aksi halde ne siz İzmir’e doyarsınız, ne de İzmir size doyar.



İzmir’e hafta sonu yetmez!

REKLAM KAÇ

Tarihi dokusu, doğal güzellikleri, eğlence hayatı, kordon sefası derken zamanın nasıl geçtiğini yalnızca fotoğrafladığınız karelerden anlayabilirsiniz. Peki, nereden başlamalı, nasıl gezmeli? Sayfalar dolusu yazılabilecek gezi programının minimum versiyonunu sizlere aktaralım.
Güne Kordon’da kumru ve boyoz yiyerek başlayın. İzmir’de kahvaltı kumrusuz ve boyozsuz olmaz! Denizin çarşaf gibi görüntüsü eşliğinde muhteşem bir kahvaltının ardından Tarihi Kemeraltı Çarşısının kollarına bırakın. Daracık sokaklarında otantik bir gezi yaptıktan sonra Çarşı içindeki Kafelerden birinde kumpir yemeden sakın Kemeraltı’ndan ayrılmayın. Fincanda pişen Türk kahvesinin yardımıyla yorgunluğunuzu attıktan sonra, Sultan Abdülhamit’in emriyle yaptırılan Saat Kulesi önünde hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmemenizde fayda var.



Günü mutlaka Seyir Terası’na çıkıp kenti kuş bakışı seyrederek tamamlayın. Ancak günbatımını seçmelisiniz ki; kentin hem gündüz hem de gece halini sıcacık çayınızı yudumlarken görme olanağını yakalayın. Güneşin süzülüşü, şehrin ışıkları, denizin engin mavisi ve tertemiz havası hafızalarınızda uzun süre yer edecek. 
Ardından istikamet Alsancak! Gece yaşamının en renkli olduğu bu semtte ışıklar yandığında günün tüm stresi yerini kahkahalara ve eğlenceye bırakır! Sokaklarda gezerek dahi kentin tüm enerjisinden yararlanabilirsiniz. İzmir’de yaz kış geceler uzundur. Sabahın ilk ışıklarına dek sürekli kalabalık olan sokaklarda güneşin doğuşuyla birlikte sahneyi güvercinler devralır.


izmir asansör

REKLAM 4

Kadifekale’de tarihin kokusunu ciğerlerinize çekebilirsiniz. Agora ise muhteşem görüntüsü ile milyonlarca kişi gibi sizi de oldukça etkileyecek. 1907 yılından bu yana dimdik ayakta olan tarihi Asansör binası mutlaka görmeniz gereken yerler arasında yer alıyor. İttihat ve Terakki Partisi’nin yoğun çabaları ile 1912 yılında hizmete giren Türkiye’nin ilk milli kütüphanesi de İzmir’de bulunuyor. Aydın gençler yetiştirmesi amacıyla büyük mücadeleler ile kurulan bu kütüphane amacına ulaşmış gibi görünüyor. İzmir yüzyıllardır aydın kesimi ile tanınan kentlerden biridir.



1858 yılında hizmete açılan ve hala aktif bir şekilde kullanılan Alsancak Garı da dokusuyla sizi büyüleyecek kadar iddialı adreslerden biri. İzmir’e gidip de Uşakizade Köşkü’nü görmeden ayrılırsanız büyük bir hata yaparsınız. Beyaz Köşk veya Latife Hanım Köşkü olarak da bilinen bu bina, Atatürk’ün İzmir İktisat Kongresi’nin hazırlıklarını yaptığı yerdir.

İzmir’de kafanızı nereye çevirseniz tarihi bir bina görmeniz mümkün. 1917’den beri eğitim verilen İzmir Kız Lisesi, 1880’den kalma Sayaç Atölyesi, 1928’de inşa edilen İzmir Ticaret Borsası bunlardan sadece birkaçı.

Çeşme, Urla, Foça gibi ilçeler ise tatilinizi büyük bir keyfe dönüştürmek için birebir. Her yaz dünyanın hemen her ülkesinden ziyaretçileri ağırlayan tatil beldelerinde halkın samimi tavırları en az doğal güzellikler kadar sizi etkileyecek. İzmir’i bırakın gezmeyi, anlatmaya bile bir hafta sonu yetmez. Bu nedenle ilk fırsatta geniş bir zaman dilimi yaratıp bu kenti siz de görmeli ve yaşamalısınız. Hayata bakış açınızı değiştirecek tüm pozitif öğeleri bünyesinde barındıran kent sizi de kucaklamaya hazır. 

 



Haber Yorumları


En Çok Okunanlar BUGÜN | BU HAFTA | BU AY